Harran ovasına her yıl aynı manzara yaşanmasın!

Şanlıurfa’da hasat dönemi sırasında anız nedeniyle çıkan yangınlarda her yıl tonlarca buğday, mercimek ve arpa kül olurken, binlerce hayvanda telef oluyor.

Harran ovasına her yıl aynı manzara yaşanmasın!
Türkiye'nin önemli tarım arazilerinin bulunduğu ve GAP'ın merkezi konumundaki Şanlıurfa'da her yıl anız yangınları tehlike oluşturuyor. Çıkan yangınlarda her yıl tonlarca buğday, mercimek ve arpa kül olurken, binlerce hayvanda telef oluyor.
Tarım alanı büyüklüğü bakımından Türkiye'de ilk sıralarda yer alan Şanlıurfa'da, her yıl anız yangınları tehlike oluşturuyor. İkinci ürün ekmek için yakılan anızlar çevreyi ve canlıları yok ediyor, Her yıl yaşanan anız yangınların önüne geçilemiyor.
Kent genelinde her yıl hasat döneminin ardından birçok bölgede çiftçilerin çıkardığı anız yangınları, gerek toprağa verdiği zarar gerekse sebep olduğu çevre kirliliği nedeniyle büyük sorun oluşturuyor. Özellikle geniş tarım alanlarına sahip bölgelerde aynı dönemde çıkan çok sayıda anız yangını, toprak kalitesi kadar insan sağlığını ve yaşam kalitesini de olumsuz etkilerken, anız yangınları ile binlerce hayvan kül oluyor.
Kentin farklı bölgelerinde hemen her tarafında anız nedeniyle yükselen dumanlar, iç savaşın sürdüğü Suriye'yi aratmayan görüntülere sebep olurken, bölgede aynı gün içerisinde 60-70 farklı anız yangınını görmek mümkün olabiliyor.
ANIZ YAKMAMA UYARISI
Her yıl İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden anız yakma işlemi ile ilgili yapılan yazılı açıklamalar yer alıyor;
“Anız, toprak içinde kalan bitki kökü, nadasa bırakılmaksızın ekilen tarla, mısır sapı, biçilmeden toprakta kalan saplar, tarla sınırındaki otlar, biçilen ekinin tarlada kalan sapına verilen addır. Hububat hasadından sonra, kısa sürede toprak hazırlığını tamamlamak, toprak işlemede kolaylık sağlamak, hastalık ve zararlılarla mücadele edilmesi, yabancı ot kontrolü, bitki artıklarını en ucuz maliyetle ortadan kaldırmak, hasat sonrası artıkların ekonomik bir değer taşımadığı düşünceleri ile çoğu zaman bir alışkanlık haline geldiği için yasak olduğu halde, anız yakma olaylarıyla karşılaşılmaktadır” denildi.
ANIZ YAKMANIN ZARARLARI
1- Anız yangınları toprak içerisindeki faydalı canlıların ve topraktaki organik maddenin yanarak yok olmasına neden olur. Toprak organik maddesi yok edildiğinden, toprak verimliliği azalır, canlılarının beslenme ortamı yok edilir.
2- Anız yakılan toprakta bitkilere yarayışlı besin maddeleri azalmakta ve zamanla toprağın verimliliği düşmektedir. Verimli tarım topraklarımız zamanla verimsiz çorak topraklar haline gelmektedir.
3- Anız yakılması su ve rüzgâr erozyonunu artırmakta, bu nedenle toprağın en değerli üst katmanları rüzgâr ve su ile taşınarak yok olmaktadır.
4- Anız yakma sonucunda doğal denge bozularak zararlı böcekler ve hastalıklar çoğalmaktadır.
Anızların toprağa zarar vermeyecek şekilde daha kolay ortadan kaldırılması için öneride bulunulan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
CEZAİ İŞLEM BU DURUMDA 5 KATI ARTIYOR
“Anız yangınlarına engel olmak amacıyla; biçerdöverle hububat hasadı, toprak yüzeyine yakın yapılmalıdır, böylece kalan sap miktarı az olacağı için çürümesi ve mikroorganizmalar tarafından parçalanması daha kolay olacaktır. Hububat hasadı yapıldıktan sonra biçerdöverin arkasında bıraktığı sap samandan oluşan namlular balya makinesi ile balyalanarak hayvan yemi olarak veya ahırlarda altlık olarak kullanılabilir veya sanayide kâğıt ve karton yapımında kullanılabilir.
Namlu denilen bu sap ve saman tarladan uzaklaştırıldıktan sonra geriye kalan anız sap parçalayıcı makineler ile parçalanarak toprağa karıştırılmalıdır. Bu şekilde bir toprak işleme ile anızın toprağa karıştırılması toprağa birçok fayda sağlar ve anız yakmanın doğuracağı zararlar da önlenir. Toprak işlemesiz tarım yapılarak tohum doğrudan anıza ekilebilir.
2872 Sayılı Çevre Kanunu kapsamında, anız yakanlara idari para cezası verilmektedir. Ayrıca anız yakma fiilinin orman ve sulak alanlara bitişik yerler ile meskun mahallerde işlenmesi durumunda ise bu ceza beş kat arttırılmaktadır.