Velid Kartal

Velid Kartal


Mevsimlik hayatlar

28 Mayıs 2020 - 10:24

Ülkemizde özellikle Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşayan insanların büyük bir bölümü yaz dönemine girerken mevsimlik işçi olarak göç ederler. Mevsimlik işçi olarak göç eden insanların ekonomik,sosyal ve psikolojik açıdan yaşamış olduğu birçok sıkıntı var ve varolmaya devam edecek gibi. Mevsimlik işçi olarak uzun süre çalışmış biri olarak birçok sıkıntıyı yaşamış ve bu konuda bir şeyler yazma gereği duymuşumdur. Bu bağlamda mevsimlik işçilerin yaşamış olduğu sorunların temeline inelim biraz.
 •Geçinmek için bu işi tercih edenler her yıl Nisan ve Mayıs aylarında yolculuklarına başlar. Bu yolculuklar meydana gelen trafik kazalarının medyada yer bulması nedeniyle tüm ülkede işçilerin yaşamlarına dair en iyi bilinen şeydir. Önceleri kamyonlarla yapılan yolculuklar, kazaların artması üzerine yapılan denetimlerin sıklaştırılması ile birlikte azalmaya başlamıştır. Şimdilerde işçiler, yataklarını, kilimlerini, mutfak eşyalarını da yüklediği, kapasitesine göre çok fazla ağırlık taşıyan minibüslerde benzer tehlikeli yolculuklarını yapmaya devam etmektedir. 
•İşcilerin çalışacakları yerlere vardığında yaşayacakları barınma yerleri, bir diğer önemli sorun alanıdır. İşçiler neredeyse tüm zamanlarını açık havada geçirir. Naylon ya da bezlerden kurduğu çadırlarını, eşyalarını korumak ve uyumak için kullanmaktadır. İşçilerin oluşturduğu çadır yerleşkeleri, mutfak, tuvalet ve banyonun olmadığı, suya erişim imkânlarının kısıtlı olduğu, tüm doğal koşullara açık yerlerdir (Özbekmezci ve sahil, 2004). Bu olumsuz koşulların yanında aslında, çadır yerleşkeleri hiç de ifade edildiği gibi ‘geçici’ değildir, çünkü işçiler sürekli yer değiştirerek yılın önemli bir kısmını bu geçici olarak nitelendirdiği koşullar altında yaşar.
•Ebeveynlerin eğitim durumuna bağlı işsizliği ve yetersiz hane halkı geliri, çocuklarını çalıştırmalarına neden olmaktadır. Bunun yanı sıra, gelir kaynakları kıt olan ailelerin çocuklarını okula göndermekten kaçınması ve eğitimsizliği çocuk işçiliği sonucunu doğurmaktadır. •Mevsimlik tarım işçiliğinde ölü doğumların oranı ülke ortalamasından 5 kat daha fazladır. (BM Nüfus Fonu ve Harran Üniversitesi - Mevsimlik Tarım İşçilerinin ve Ailelerin İhtiyaçlarının Belirlenmesi Araştırması, 2012)
•Tarlada çalışırken sağlık sorunu ile karşılaşan mevsimlik tarım işçileri çoğunlukla aile sağlığı merkezlerine başvurmuyor. Bu merkezlere başvuru oranı ikamet adreslerinde çok daha yüksek. Mevsimlik tarım işçileri genel olarak bu sorunlarla mücadele ediyor. Bu mücadelenin içinde kadınlar, yaşlılar ve bence en çok çocuklar etkileniyor. Mevsimlik işçiler içinde çalışan çocuk işçi sayısı çok fazla miktarda. Bu çocukların büyük bir kısmı ideal sağlık ve beslenme koşullarından yoksun. Çocukların çoğu yıllık eğitime erken veda edip geç başlıyor ve çoğu belli bir yaştan sonra okulu bırakmak zorunda kalıyor. Özelikle kız çocuklarının okuma oranı ciddi manada düşüyor.
•Türkiye’de 6 – 18 yaş arasında ekonomik faaliyette bulunan 893.000 çocuğun %44,68’i tarım sektöründe çalışıyor. Bu çocukların %50’ye yakını okula devam etmiyor ve haftada 40 saatten fazla çalışıyor. (TÜİK, 2012)
•Ailesi izin vermediği için okula devam edemeyen erkek çocukların oranı %2,1 iken, kız çocuklar için bu oranın %15,8 olduğu görülmektedir. (TÜİK, 2012) Yapılan araştırmalar ve benim kendi yaşadıklarım bana gösteriyor ki mevsimlik işçi olarak çalışan ve çoğu yoksulluk sınırının altında çalışan bu insanların yaşam koşullarının iyileştirilmesi, özellikle kadın ve çocuklara bu bağlamda özel bir ilginin gösterilmesi gerekiyor. İbn-i haldun "Coğrafya kaderdir." diyor. Güneydoğu Anadolu bölgesinde doğan bir çocuğunun kaderi kötü yaşam koşulları, okul okuyamama olmamalıdır. Yazımı son olarak yazarını bilmediğim ama bana anlamlı gelen şu dizelerle bitirmek istiyorum:"Mevsim kaçtır? Kaçtadır? Zaman bilmezler. Hasret zor mu? Geçer mi? Başka diyarlarda ömürler. Güne merhaba derken mevsimlik işciler."

YORUMLAR

  • 0 Yorum