Türkan Durmuş

Türkan Durmuş


ZİHİNSEL SAĞLIĞI KORUMAK OLDUKÇA ÖNEMLİ!

02 Mayıs 2020 - 14:43

Korona Virüs sebebiyle yaşanan karantina ortamı sağlıklı bireylerin sosyal yetilerini kısıtlarken ev-ofis düzeninde çalışmaya başlayan pek çok çalışan yeni duruma uyum sağlamaya  çalışıyor. Salgınla ilgili oldukça ciddi evde kalma çağrıları yapılmasına rağmen bulunan ilk fırsatta kendini sokağa atan bireylerin ise özgürlüğün kısıtlanması ve kapalı yerlere karşı olan aşırı ya da mantık dışı korkularin, kaygıların,endişelerin kısaca  klostrofobik iç güdülerle hareket etmesi olası bir durumdur. Klostrofobik kişiler kapalı ve dar alanlarda kaldıklarında yoğun bir anksiyete yaşarlar ve bulundukları yerden hiçbir çıkış olmadığı, hayatlarının geri kalanını o mekâna kapalı şekilde geçirecekleri hissini yaşarlar. Bu sebeble bireyler ilk fırsatta kendilerini dışarı atarlar. Bu korkunun mantıksız olduğunu bilseler bile yaşadıkları kaygının önüne geçemezler. Her şeyden önce bilinmelidir ki klostrofobi, bir kaygı bozukluğudur.

Virüsün kendiyle getirdiği birçok durum vahimdir bunlardan biri kaygı. Öncelikli olarak Korona virüse dair kaygı, endişe normal. Bunu kabul etmeliyiz. Bir miktar endişe bir miktar kaygı olabilir. Kişinin hayatta kalması için gerekli olan kaygı ve endişedir aslında. Peki bu durumda ne mi yapmalıyız?Birbirimizle aile içinde  bu kaygıyı paylaşmaliyiz ,aksine paylasilmadigi  zamanlarda aile içerisinde ciddi problemler yaşayabildiğimizi görüyoruz. Bu süreç içerisinde en önemli noktalardan bir tanesi tabi insanlarda rutinlerinin bozulmasıdır. Diğer taraftan da hayatın nasıl ilerleyeceğini, ne yolda gideceğini bilememek belirsizliklerin  olması da ciddi bir problem haline gelmektedir. Bu kaygı ve endişe bizimde hayatımızı ciddi anlamda etkisi altına alıyor  yani kaygı ve endişeden dolayı günlük yaptığımız aktivitelerimizi belli kontroller dâhilinde yapamıyoruz uykularımız düzensizleşti, uyku bozukluğumuz  arttı iştahımız değişti , kimisi günde 3 öğün yerken ya 2 öğüne indirip istahsizlaştı ,kimisi sıkıldıkça yemeğe odaklanıp 3 öğünden yukari çıktı..

Kimi taraftan bazen krizler insanın hayatında olumlu bir fırsat olarak dönüşüm yaratabilir. Örneğin aile ile birlikte yapılabilecek aktivitelere vakit ayırabilir. Mesela aile içerisinde  kutu oyunları oynanabilir. Kutu oyunları, bilindiği üzere  eşleştirme, kelime bulma, parçaları birleştirme, ileri-geri kavramlarını öğrenme, şekilleri kavrama becerilerini geliştirir. Ya da izleyebilecekleri, keyif alabilecekleri uzun süre erteledikleri ,diziler varsa bunları izleyebilirler. Ya da işte daha çok televizyonda sürekli olarak bu konuya maruz kalmaktansa güvenilir kaynaklardan sadece bilgi alıp ardından da aileleri ile birlikte vakit geçiriyor olmaları çok çok önemlidir. Söylediğim gibi "panikten ziyade kaygıyı yaşıyor olmak ve bu kaygıyı birlikte paylaşıyor olmak, tartışmaların azalmasına yardımcı olacaktır. Kisaca demem şudur ki"böyle süreçlerde insan zihni kontrol altına alınması insan psikolojisi açısından önemlidir".Peki, biz stresimizi, kaygımızı, korkumuzu nasıl kontrol altına almalıyız? Herkes son dönemde haberlere çok fazla zaman ayırıyor. Bu konuyla ilgili sosyal medyayı takip ediyor. Ama bunların hepsi aslında bir bakıma kaygımızı artıran şeyler.  Sizlere tavsiyem şudur ki: Kendinizi güvenebileceğiniz birkaç kaynak seçin ve sadece onlardan gelen bilgileri doğru kabul edin ve onlardan gelen bilgileri okuyun. Onun dışında sosyal medyada bilgi kirliliği mevcut. Bu da stresimizi ve kaygımız artıran şeyler.  Kendinizi bu tür haberlere maruz bırakmadığınız gibi aslında görüntülere de maruz bırakmamanız lazım. Çünkü görüntüler de kişiyi travmatize eden unsurlar olabiliyor.Bu da bizim psikolojik sağlıklılığımızı artıran bir şey olacaktır ve bir oranda aslında bu süreç geçene kadar sosyal faaliyetleri azaltıp evde daha bireysel yapabileceğiniz etkinlikler size iyi gelecek. Çok fazla kendinizi olumsuz travmatize edecek malzemeye maruz bırakmayın, ruh sağlığınızı koruyun.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum