Mustafa Özmen

Mustafa Özmen


YARATILMAMIŞLARIN DÜNYASI: ROMAN,ÖYKÜ,HİKAYE

04 Mayıs 2020 - 15:47

YARATILMAMIŞLARIN DÜNYASI: ROMAN,ÖYKÜ,HİKAYE

Hiçbir insan eşsiz bir okuyucu olarak gelmemiştir dünyaya. Zamanla onu eşsiz yapan şey geçmişte veya yaşadığı dönemde yazılan nitelikli yazılardan çıkardığı anlamlardır. “İyi kitaplar okumak, geçmiş yüzyılların en iyi insanları ile sohbet etmek gibidir” der Descartes. İyi bir okuyucu, okuduğu roman, öykü ya da hikayeye sadece bir olaylar serüveni olarak bakmaz. O eserdeki duyguları tam anlamıyla yaşar ve asıl okumadaki anlam budur. Geçmişte ya da yaşadığı dönemde yaşamış yazarla sohbet etmek ister. Okuyucu yazarın düşüncelerine ve duygularına doğrudan doğruya temas eder. Bu nedenle her kitap farklı bir duygu yaşatır insana. Birini kapağı kapandığında ağlanırken, diğerinde gülünür. Bu bağlamda kitap, insanın duygularını derin bir şekilde hissetmesinin bir pratiği olmaktadır.

Kişinin zihni ve duygusal dünyasına büyük katkılar sunmakta ve hayal dünyasını geliştirmektedir. “Zihin arı, kitap çiçek, dış dünya kovan” der Cemil Meriç. Okuyucu kitaptan aldığı duygu ve düşüncelerini dış dünyada insanlara yansıtır. İnsanın içindeki bilinmeyen, henüz keşfedilmemiş alemin anahtarıdır. Ve okuyucu bu şekilde dış dünyaya açılır. Ucu bucağı olmayan bir okyanusta sonsuza kadar rahat bir şekilde yüzmek, gökyüzünde süzülen bir kuşun özgür olduğu kadar özgür olmaktır kitap. Bir özgür düşünce ortamında yaşamak istediği, hayal ettiği dünyayı gözünde canlandırır. Ama unutulmamalıdır ki  okuyucu, okuduğunu kabul etme ya da reddetme ihtiyacı duymalıdır. Okuduğunu tahlil edemeyen iyi bir okuyucu olamaz. Tahlili yapılan her kitabın okuyucunun fikir gelişimine katkı sunacağına, onu yaşadığı dönemden bir parça uzaklaştırıp, başka ufuklara yelken açacağına inanıyorum. Ama unutulmamalıdır ki kaptanı olmayan bir gemi ilerlemekten acizdir. Okuyucu sadece duygu ve düşünceler kazanmaz bu kitaptan. Kazanmış olduğu en önemli şeylerden biri de daha önce hiç tecrübe etmemiş olduğu toplumsal davranışlardır. Yazarın duygu ve düşüncesi, yaptığı eylemler, bütün pişmanlıkları ya da sevinçleri kitabın içindedir. “Başkalarının hayatından ders alın, insan bütün hataları kendisi yapacak kadar uzun yaşamıyor” der Lev Tolstoy. Okuyucu hayatın zor noktalarını, yapılması gereken ve yapılmaması gerekenin farkına varır. Bu hatalardan ders çıkarmak ve pratikte bunu uygulamak okuyucunun işidir. Açıkçası ben kitabın, kapağı kapandığında başladığını düşünüyorum. Kimi zaman son sayfadaki hüzün ve kasvetin, kimi zaman neşe ve mutluluğun tarifi yoktur. Öyle kitaplar vardır ki insan hayatı boyunca etkisinden kurtulamaz. Bu yüzden nitelikli kitaplar okumak insanın en önemli faaliyetlerinden biri olmalıdır. Şuan yaşadığımız karantina günlerinde evde çok fazla zaman geçirmemiz kitap okumamız için bize büyük bir fırsat. Kitaplar bize bu zor günlerde şunu anlatıyor olamaz mı ? “İnsan evinden çıkmadan da başka dünyalarda yaşayabilir, daha önce hiç yaratılmamış , gerçek hayatta var olmamış kitap karakterlerinden yeni bir dost edinebilir , ondan bir şeyler öğrenebilir ve onun yaşadığı zamana gidip zamanda yolculuk yapabilir”.
 Evet tüm bunları evinizde otururken yapabilirsiniz. Şuan ki süreçte bunu iyi değerlendirmeniz, kişisel gelişiminize çok büyük bir şekilde katkı sağlayacağını kitaplarınızın son sayfalarını kapattığınızda somut bir şekilde anlayacaksınız.
 
“Hayırlı Ramazanlar, Sağlıkla, Sevgiyle ve Kitapla Kalın”

YORUMLAR

  • 4 Yorum
  • SedatHoca
    5 ay önce
    Kalemine sağlık çok güzel bir yazı olmuş. Özellikle ünlü yazarlardan yaptığın alıntıları etkili bir biçimde kullanmışsın.
  • Mustafa Özmen
    5 ay önce
    Çok teşekkür ederim değerli hocam. Sizin gibi değerli hocalarımızdan böyle şeyler duymak bizi gururlandırıyor...
  • Flankes
    5 ay önce
    Tebrik ediyorum bu güzel yazından dolayı canım dostum
  • Mustafa Özmen
    5 ay önce
    Teşekkür ederim can dostum...