Muhammet Reşat Demir

Muhammet Reşat Demir


YANGIN MI TERÖR MÜ?

31 Temmuz 2021 - 12:27

Değerli okurlarım bugün sizlere Türkiye’nin ve tüm dünyanın gündeminde olan orman yangınlarıyla ilgili birkaç şey söylemek istiyorum. Bir orman niçin yanar? Yıldırım düşmesi ve aşırı sıcaklar dışında, orman yangınlarının sebebi %99 insandır; Peki bu yangınların sebebi sizce terör mü değil mi? Bugünkü yazımı çok uzun tutmak istemiyorum ama söylenecek birkaç söz var elbet, bir şeyler yanmıyor sadece… Türkiye’nin Bodrum’dan başlayıp Gaziantep’e kadar uzanan Toros Dağları ve etekleri yanıyor. Yani bence Dünya’nın en uzun sık ve temiz su açısından en önemli bölgelerinden birinde, birden çok yerde şu an canı yanıyor bu dağların. Doğa ile insan bir bütün. Ayrı parçalar gibi görünse de bir bütünün parçaları. O nedenle Toros Dağları‘nın canı yanıyorsa dolayısı ile biz ve onun içinde barınan tüm canlıların canı yanıyor. İnsanın akıllı olması, bilinçli olması hepsi Doğa’nın yasalarının bir devamı. O nedenle insan neden böyle diye sormak Doğa neden böyle diye sormak gibi. Doğa’nın yasaları konusunda çok yeniyiz, bilim ne kadar ilerledi desekte, eldeki bilimsel verilere bakıldığında madde tasarımının bile çok yeni olduğunu göreceğiz. Uzay teknolojisi desek aya çıkalı 50 sene oldu. Bu olanların, yaptıklarımızın suçlusu insan gibi duygusal bir tavır takınsakta Doğa’nın bir parçası olan insanda o yasaların içinden çıktı.
4 milyar yıldır devam eden yeniden adaptasyon süreçleri bizleri buralara getirdi, nerelere gideceği de henüz çok meçhul. 1900’lerde ilk uçak kullanımı var. Doğa’da problem olduğunda da teknolojimiz kısa sürede uyum sağlayamıyor hâlâ. İnsanın” D U R” noktasının olması için; doğanın bir parçası olduğunu kabullenmesi, bilincinin olduğunu hatırlaması, yapma, etme, düşünme, eyleme kabiliyetinin de yasalara uygun olmasına, uyum içinde olmasına dikkat etmesini içeriyor. Doğasal ile kültürel olan insanın biçimlendirdiği iki farklı tasarımın birleşme ve ayrışma ve farklılıklarının iyice anlaşılması gerekiyor. Sonuç hep fazladan sahip olduğumuz şeye gelip dayanıyor; akıl ve bilinç. Bunlar gelişmeden doğa tasarımının uyumlu bir parçası olamayız. Olamazsakta; emin olun doğa bizi uydurmasını bilir, zamanı onda saklı olarak. Son söz olarak, orman yangınlarının maliyetinin sadece bunlarla sınırlı olduğunu düşünmemeliyiz. Orman yangınları ile aynı zamanda hem ekolojik hem kültürel hem de tarihi mirasımızı kaybetmekte; ülke imajımız, turizmimiz ve ekonomimiz açısından da büyük yara almaktayız. Dolayısı ile orman yangınlarının etkilerini 20–30 yıl, belirsiz bir gelecekte göreceğimizi düşünerek rahat harekete edemeyiz.  Resme bütününden bakarken küçük ayrıntıları görmezden gelmemeliyiz; büyük resimde yok olan ülkemizin akciğerleridir, yok olan milli servetimizdir. 
Yazıma burada son verirken yangın çıkan yerlerde yaşayan her insanımıza her canlıya her zarar görmüş nesneye geçmiş olsun diyorum. Yaraları umarım çabuk sarılır ve tekrarlanmaz…
Ben Urfa Yazar Gazetesi Köşe Yazarı Harran Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 2. Sınıf öğrencisi Muhammet Reşat Demir haberimi okuduğunuz için sizlere teşekkür eder şükranlarımı sunarım bir sonraki haberimde görüşmek üzere. Sağlıcakla Kalın.