Mehmet Şahin

Mehmet Şahin


Ne Kadar Tutarlıyız?

18 Haziran 2020 - 18:30

Tutum, bir bireye atfedilen ve onun bir psikolojik obje ile ilgili düşünce, duygu ve davranışlarını düzenli bir biçimde oluşturan eğilimdir. İnsanların nesnelere ve/veya bireylere olan tutumları her zaman aynı olmayabilir, değişen çevreye, kişiliklere, yaşanan olaylara, değişen demografik özelliklere bağlı olarak zamanla değişebilir. Tutum davranışını etkileyen başlıca faktörler; inançlar, değerler, eşitlik, demokrasi, adalet, başarı, barış, normlar, ideolojiler ve sosyal temsillerdir. Örneğin inançlar, bireylerin kendi duygularının bir yönü ile ilgili algıların ve tanımların meydana getirdiği sürekli duygular ağıdır. Eskiden insanlar, sırrına eremedikleri baskı, korku, dehşet olaylarından ya da aksine onlara iyi şeyler sağlayan hareket ve olaylardan etkilenerek tutumlarına yön vermişlerdir. Her bireyin herhangi bir konuya veya kişilere karşı belirgin değerleri vardır. Bir kuruma girerken nelerin olması veya nelerin olmaması hakkında belirgin düşünceye sahiptir.
İnsanların tutumlarına yön veren bir başka yaklaşımda öğrenme kuramlarıdır. Öğrenme, bireyin tutum konusunu birtakım iyi veya kötü deneyimlerle ilişkilendirmesi sonucu oluşur. Deneyim hoşa gitmiş ise, o tutum konusuna karşı tutum olumludur ve daha sonraki karşılaşmalarda bu olumlu tutum devam eder. Örneğin ödüller, ek prim, terfi, sınavdan yüksek not almak, övgüler olumlu tutum kazanılmasına ilişkin pekiştiricilerdir. Aynı şekilde işlevsel kuramlarda birey, ödüllendirici ya da ödül vadeden konulara karşı olumlu, cezalandırıcı ya da cezaya götürücü konulara karşı olumsuz tutum sahibi olur. Bilişsel uygunluk kuramlarında ise bir kişinin iki farklı tutum nesnesine karşı değişik tutumları söz konusu olduğunda bu iki tutum nesnesinin birbiriyle ilişkili duruma gelmesi sonucunda, kişinin tutumlarında bilişsel uyuşum sağlamak amacıyla bir değişme meydana gelmektedir.
İnsanların tutumları içinde yaşadıkları grup ya da toplumları yansıtırlar temsil ettikleri grup ya da toplumlara göre tutum geliştirirler, yani tutum kişiler arası ve de gruplar arası düzeylerde işler. Peki tutumlarımızı etkileyen bu kadar dış faktör mevcutken tutumlarımız tutarlı bir şekilde mi işliyor. Çevresel etkenler ve tutum dışı etkenler tutum davranışları kısıtladığından dolayı tutum tutarsız olabilmektedir. Örnek olarak La Piere’nin Çinli çift örneğini verebiliriz. Bu örnekte Çinli çiftle 66 otel ve motele, 184 lokantaya gitmiş ve çoğu yerde kabul gördükleri izlenimi elde edinmişlerdir. Daha sonra La Piere, gittikleri bütün bu kuruluşlara posta ile bir soru formu yollayarak Çinli Müşteri kabul edip etmeyeceklerini sormuştur ve bunların %92’si Çinli müşteri kabul etmeyeceklerini bildirmiştir. Görüldüğü gibi önce ki olumlu davranış ile mektupta belirtilen tutum açıkça birbirine uymamaktadır. Bu tutarsızlığın kaynağı çevresel etkenlerden oluşmaktadır. Çünkü çevresel etkenler; çevrenin etkisi altındadır, eğer çevrenin etkisi güçlü ise tutumun tepkiye katkısı azalır; yani tutum ve davranış arasındaki ilişki de azalır. Burada birey çevreden nasıl bir tepki geleceğini bilemediğinden tutumunu değiştirmektedir. Bu örneğe bakılarak, tutumların davranışlar üzerinde doğrudan etkili olduğu, ama bunun nedenlerinin saptanmasının güç olduğu söylenebilir. Çünkü tutumların davranışları etkilemesi sürecinde normlar, değerler, alışkanlıklar, kişilik, öğrenme süreçleri ve çevresel faktörler etkilidir.
Sonuç olarak tutumların kimi zaman tutarsız davranışlar sergilemelerinden dolayı davranışlardan yola çıkarak tutumların doğru olduğunu tahmin etmek pek mümkün olmamıştır. Çünkü insanların tutumlarını birçok faktör etkilemektedir. İnsanlar her zaman tutumlarına uygun hareket etmemektedir, içerisinde bulunduğu mekan, kişiler, sosyal gruplar, ceza ve ödüller onun o an tutumunu değiştirmektedir. Normalde takındığı tutumun aksi davranışlar sergileyebilmektedir ve tutumunun tutarsız bir hale gelmesine yol açmaktadır.
 
 
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum