Mehmet Şahin

Mehmet Şahin


Covid-19 Sürecinde Bedenimize Yönelik Algımızda Oluşan Değişimler

25 Haziran 2020 - 23:46

Beden algısı kişinin kendi bedeninin parçalarına ve onların işlevlerine karşı olumlu ve olumsuz duygularının kendisi tarafından değerlendirilmesi olarak tanımlanmaktadır (Aslan, 2004). Sabit bir durum karşısında, tüm toplumlarda bedene yönelik farklı değerlendirme ve tanımlamalar yapılmaktadır. Bedensel algılar; gelişen teknoloji, küreselleşme, savaş, iklim değişiklikleri ve salgın hastalıklar gibi faktörlerin etkisiyle değişim kazanmaktadır. Günümüzde yaşanan ve küresel bir boyut kazanan Covid-19 virüsü, bedenimize yönelik algılarımızın değişimine bir örnektir. Covid-19 virüsün fiziksel temaslarla yani bedenin bedene ya da bedensel temaslardan nesneler aracılığıyla yayılmasından dolayı bedenimize yönelik algılarımızda büyük değişimlere yol açmıştır, açmaktadır. 
Fiziksel Mesafe: Bu değişimlerin başat sonuçlarından biri “fiziksel mesafe”dir. Covid-19 virüsü öncesi toplu içerisindeki (fiziksel olarak) yakın temaslar, virüs riskinden dolayı değişime uğramıştır. Kol kola, el ele, dip dibe gerçekleştirilen yürüme, gezme, birlikte vakit geçirme eylemleri, bireyler arasında 1,5 metrelik bir fiziksel mesafe sağlanarak dönüşüme uğramıştır. Bu değişmeyi market ve ATM sıralarında da görmekteyiz. Fiziksel mesafe; eğitim, aile, iş, alışveriş ve sosyal hayatımızda bedenimize yönelik algılarımızda değişim ve dönüşümlere yol açmıştır. Örneğin yüz yüze gerçekleştirilen okul eğitimimizin yerini online ve offline eğitim bırakmıştır. Aynı şekilde vücut gücü gerektirmeyen beyaz yakalı memurların iş yerlerine gitmek yerine “Home Office” evde çalışma pratiklerine geçiş sağlanmıştır. Genel olarak Covid-19 salgınıyla birlikte bedensel etkileşimimizin (bedenin-bedene, bedenin-nesneye etkileşimi) azaldığını görmekteyiz. 
Maske ve Eldiven: Fiziksel mesafe dışında beden algımızı olumlu-olumsuz etkileyen faktörlerden biri de maske ve eldiven kullanımıdır. Covid-19 virüsünün riskini azaltmak için kullanılan maske, eldiven, yüz siperliği, dezenfektan, kolonya ve diğer hijyen malzemelerinin bedensel algılarımızda değişim ve dönüşümlere yol açmıştır. Örneğin: Sürekli maske takmak zorunda kalan hemşirelerin yüzlerinde yaralar oluşmaya başlamıştır, havaların ısınmasıyla diğer insanların da uzun süre maske ve/veya eldiven giymeleri ciltleri (bedenlerini) rahatsız etmektedir. Aynı zamanda sürekli dezenfektan kullanan insanların elleri tahriş olmaktadır. 
Maskenin Popüler Yönü: Maske kullanımın asıl amacı virüsten korunmak olsa da farklı dönüşümler yaşamıştır. Son zamanlarda birçok ilde zorunlu hale getirilen maske, bedenin bir parçası hale dönüşmüştür. Maskenin renginin elbiselere uyumlu seçilmesi ve “Moda”ya kayılması popüler kültürün beden algısı üzerindeki etkisini bir kez daha göstermiştir. Birçok insan bu zorunlu duruma uyum sağlamak için farklı eğilimlere yönelmiştir. Örneğin "toplum içerisinde" daha havalı gözüken siyah maskeler. Maskeler sadece renk ve uyum ile sınırlı kalmayıp kişin benimsediği ideolojik sembollerin bulunduğu maskeler de kullanılmıştır/ kullanılmaktadır. Maskenin, beden üzerindeki rolü sadece evrensel bir boyuta ulaşmıştır. İngiltere Kraliçesi bile maske ve elbise uyumuna dikkat etmiştir. 


Selamlaşma & Tokalaşma: Covid-19 sürecinde bedenimize yönelik algılarımızda oluşan bir diğer değişim de selamlaşma ve tokalaşma şekillerimizdir. Covid-19 sürecinden önce el ele tokalaşmalar, sarılmalar ve diğer bedensel temas şeklinde gerçekleştirilen karşılama biçimleri, Covid-19 süreciyle birlikte uzaktan selam verme, elini göğsüne götürerek selamlaşma, dirsekleri ve/veya ayakları bir birine vurarak tokalaşma gibi bedenimizde yeni algılar gelişmiştir.

  


Yukarıdaki fotoğraflarda kimi devlet liderlerinin Covid-19 sürecinde sergilediği selamlaşma ve tokalaşma biçimlerini görmekteyiz. 
Pandemi süreciyle birlikte bedenimiz üzerinde birçok değişim ve dönüşüm meydana gelmektedir. Hiç şüphesiz bu değişim ve dönüşümlerden bir kısmı virüs bittikten sonra da bedenimiz üzerinde etkisini devam ettirebilecek. Eskisi kadar yakın olabilecek miyiz? bunu zaman gösterecek. 
Sağlıcakla kalın… 


Kaynakça:
Aslan, D. (2004). Beden algısı ile ilgili sorunların yaratabileceği beslenme sorunları. STED; 13(9): 326-329
Mauss, M. Sosyoloji ve Antropoloji Doğu Batı Yayınları (2017). 
 
   
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum