İzzet Engin Kılıç

İzzet Engin Kılıç


ŞANLIURFAM

28 Ekim 2020 - 09:01

Sizlere bu yazımda Urfa'yı, anlatmak ile bitmeyen kadim şehri anlatmaya çalışacağım kalemimin yettiği kadarıyla. Tabi öncesinden size bir soru Urfa nasıl bir yer? 
Önce sorunun cevabını verin ve ardından yazıyı okumaya başlayın...


Memleket isterim Urfa gibi sıcak ve masum... Sıradan bir günü anlatmak isterim sizlere. Canım sıkılır kafa dinlemek isterim yönümü Balıklıgöl'e verir suyun kenarında çay keyfiyle rahatlayıveririm. Tabi bu arada kulağımın dibinde bir ses gelir ve ' Abi türkü söylim mi?' diyen bir çocuk. Söyle dediğin zaman bir sevinç doğar yüzünde mutluluktan uçacak gibi ve söylemeye başlar 'Urfa'nın etrafı diye'. Tam kalkarken biri gelir yanı başıma 'Abimmmm Balıklıgöl'ün tarihini anlatayım mı?'. Anlat dersin sanki yaşıyor gibi anlatır büyük bir içtenlikle tüm samimiyetiyle...
 Eeee çayımızı içtik türkümüzü  dinledik  tarihimiz de tamam geriye unutulan bir şey var o da balıklara yem vermek onu unutmak olmaz demi dostlar... Artık öyle bir refleks oluşmuş ki hayvanlarda el kaldırma hareketi ile elinin altında toplanır onlarcası. Halil-ür rahman dergahına uğrayıp suyunu içip dua etmeden Balıklıgöl'den çıkmak olmaz kii.. Balıklıgöl'ü  terk ederken bir hüzün oluşur içinde bilinmeyen bir hüzün... Ama çarşıdan geçerken burnunu okşayan baharat kokuları sarar her tarafı kaybolursun kokular içinde... Çoğu tezgahta hatta hemen hemen hepsinde  Urfa'nın olmazsa olmazı olan çeşit çesit isotlar renk renk büyük bir ahenkle dizilmiş gibi kusursuz... O çarşıyı da geçersin dur hele bitmedi daha bu sefer de  gitgide artan bir ciğer kokusu sarıverir etrafı  ve ardından "abi buyrun abi buyrun aile yerimiz var klimalıdır" diye rekabet içine girmiş ciğer salonları... Zaten o kokuyu aldığın zaman tok olanda acıkır ve hemencecik bir ciğerci de oturmuş ciğer bekliyor olarak bulur kendini... Bir anda etraftaki tesbihler göz  kamaştırıverir hemen girersin bir tesbihçiye... Merkeze doğru giderken sağ tarafda kalan buram buram menengiç kokak gümrükhanını es geçmek olmaz. Bir de bakarız ki gitmiş bol fıstıklı sıcacık  menengiç kahvesi içiyor olarak buluruz kendimizi...  İçip kalktıktan sonra merkeze doğru yol almaya başlarız. Yolda herhangi bir dükkana girersin girince çıkamazsın  bırakmaz seni ha bir şey alıp ya da  almamak önemli değil. Oradaki esnaf amcaların abilerin samimiyeti, sohbeti,muhabbeti sarar seni...  Çay, kahve veyahut yemek ikramı ile misafirperverliğini gösterir. Merkeze de geldiğin zaman artık bir parkta oturup soluklanmak istersin. Urfa ya işte taşı toprağı altın olan birçok uygarlığa ve medeniyete ev sahipliği yapmış Peygamberler  diyarı Urfa. Öyle bir gün de gezilecek bir yer değil ki.  Her karışı tarih kokan Peygamber sevgisi ile bürünmüş maneviyatın tavan yaptığı kadim şehir... Sadece bir Balıklıgöl çevresinde gezmek bir gün sürer. Size kalan kısımları ve özelliklerini anlatmaya başlasam öyle kalıverirsiniz dostlar. Kalesi, mağarası, Göbeklitepesi, Saklı Cennet Halfetisi, Bireciği, Harranı, Suruçu, Akçakalesi, Viranşehiri, Ceylanpınarı, Karaköprüsü, Haliliyesi, Eyyübiyesi... Anlayacağınız saymakla bitmez yaşamak gerek gezip görmek gerek... Şimdi biraz kısacık kısacık bilgiler vereyim size...

Göbekli tepesi dünyanın ilk tapınağı. Göbekli Tepe, Şanlıurfa il merkezinin yaklaşık olarak 22 km kuzeydoğusunda, Örencik Köyü yakınlarında yer alan dünyanın bilinen en eski kült yapılar topluluğudur. 

Harran demiş iken Harran evlerini geçmek olmaz. Harran'ın simgelerinden birisi olan "Kubbeli Harran Evleri"  MÖ VI. yüzyıldan bu yana varlığını korumayı başarmış, Şanlıurfa'nın güneydoğusunda hala yaygın olarak kullanılan yöresel mimari örneklerindendir. En dikkat çekici özelliği ise Harran evlerinin kubbelerinde ağaç kullanılmamış olmasıdır çok garip demi dostlar... Çöl coğrafyasında ağaç bulmanın zorluğu nedeniyle kubbelerin yapımında tuğla kullanımı tercih edilmiştir. Harran evlerinin kubbesinde de kullanılan kerpiç ve tuğlalar Harran’da bolca üretilmektedir. 30-40 tuğla dizisi yapılarak inşa edilen bu evler en çok 5 metre yüksekliğe sahiptir. Balçık sıva ile iç ve dış cephesi sıvanır. Yazları serin kışları ise sıcak tutan bu evler 1979 yılından bu yana koruma altına alınmaya başlanmıştır. 

Birecik desen Fırat nehrini içinde barındırıp nesli tükenmekte olan kelaynak kuşlarına ev sahipliği yapar.

Halfeti desen tam anlamıyla saklı cennet. Rum kalesi mi desem yoksa barajın açılması ile sular altında kalan eski Halfeti mi desem bilemedim...  Rumkale, Fırat Nehri ile Merzimen Çayı’nın birleştiği, yüksek kayalarla örtülü bir tepe üzerinde konumlanmıştır. Antik Dönem'den günümüze kadar Şitamrat, Kal-a Rhomayta, Hromklay, Ranculat, Kal-at el Rum, Kal-at el Müslimin ve Kale-i Zerrin (Altın Kale) gibi bir çok isimle adlandırılan Rumkale’deki mimari kalıntılar Geç Roma ve Ortaçağ karakteri özelliğini  taşımaktadır. 

Suruç desen Evliya Çelebi'nin seyahatnamesine konu olmuş bir yer...

Bozova desen Atatürk barajının hayat bulduğu yer... Daha nice bir sürü yer mekan...

Urfa ya işte taşı toprağı altın olan Urfam. Yöresel müzikleri, yemekleri, sıra geceleri, ünlü sanatçıları ile hayat bulan Urfam. Çok sıcak bir yer olması herhalde insanının sıcakkanlı olmasından ötürüdür urfaya gelen bir daha gidemiyor bağlıyor kendini kelimeler   manasını yitiriveriyor. Sizi de insanının Türk-İslam kültürü ile yoğrulduğu,milletinin bir kimliğe büründüğü kadim şehir  Şanlıurfamıza bekleriz...
Şunu da unutmayalım dostlar: "Gerçekten de  doğuştan her Urfalının yüreği insan sevgisi ile dopdolu bir garip dosttur..."

İZZET ENGİN KILIÇ

YORUMLAR

  • 23 Yorum
  • İzzet Engin Kılıç
    3 hafta önce
    Teşekkür ederim ???? Desteğiniz benim için değerlidir ????
  • Berkant Akyel
    4 hafta önce
    Üst düzey bir yazı olmuş.
  • İzzet Engin Kılıç
    3 hafta önce
    Teşekkür ederim ????
  • Barbaros
    4 hafta önce
    Çok güzel anlatmışsın. Yazılarının devamını bekliyorum kardeşim.
  • İzzet Engin Kılıç
    3 hafta önce
    Teşekkür ederim ???? İnşallah en kısa zamanda yenisi sizlerle
  • Coşkun
    4 hafta önce
    kaleminin anlatacaklarını merak bekliyoruz
  • İzzet Engin Kılıç
    3 hafta önce
    En kısa zamanda inşallah
  • Lavinia
    4 hafta önce
    Güzel bir yazı olmuş. Şanlıurfa'yı güzel bir şekil de anlatmış. Gezi için ön bilgi ve rehber olabilir
  • İzzet Engin Kılıç
    3 hafta önce
    Teşekkür ederim ????
  • Serhat Kırılmaz
    4 hafta önce
    Yazıda duyguların ön planda olması insanı ister istemez etkiliyor bununla beraber kullanılan basit ama bir o kadar akıcı diline hayran kalmamak ellde deyil başarılı olmuş tebrik ediyorum yazılarını bekliyor olacagım.
  • İzzet Engin Kılıç
    3 hafta önce
    Teşekkür ederim ????
  • Kara gül
    4 hafta önce
    Güzel ve akıcı bir şekilde anlatmışsın kalemin daim olsun kardeşim ;)
  • İzzet Engin Kılıç
    3 hafta önce
    Teşekkür ederim ????
  • Hatice Aslancan
    4 hafta önce
    O kadar güzel anlatmışsın ki yüreğine sağlık.????????
  • İzzet Engin Kılıç
    3 hafta önce
    Teşekkür ederim ????
  • Fatih Ayna
    4 hafta önce
    Kalemine sağlık kardeşim..
  • İzzet Engin Kılıç
    3 hafta önce
    Teşekkür ederim ????
  • E/K
    4 hafta önce
    Yazını okuyarak Kayseri de oturduğum yerde Urfa yi bana gezdirdin İzzet Can eyvallah
  • İzzet Engin Kılıç
    3 hafta önce
    Çok teşekkür ederim ????
  • Kemal
    4 hafta önce
    Samimi bir dille Urfa'nın içindeki güzellikleri bize gösteren ve tarihi hakkında bilgi veren bu yazıyı keyifle okudum. Kalemin daim olsun kardeşim.
  • İzzet Engin Kılıç
    4 hafta önce
    Teşekkür ederim ????
  • SHAE Elif
    4 hafta önce
    Sözcükler müthiş bir şekilde kelimelere dökülmüş kalemin daim olsun inşallah başarılarının devamını dilerimm
  • İzzet Engin Kılıç
    4 hafta önce
    Teşekkür ederim ????