Eyyüp Enis Nebati

Eyyüp Enis Nebati


İlahi Adalet

04 Temmuz 2020 - 18:41

Tuhaf bir dünyada yaşıyoruz, zaman akıp gidiyor.

Küçükten büyüğe gelecek kaygısı taşıyoruz.

Öyle ya da böyle hayata tutunmaya hayatta kalmaya çalışıyoruz.

Sistemin hangi çarkına nasıl tutunduysak öylece gidiyoruz.

Robotik nesneler gibi verilen komutları düşünmeden, tartmadan, inanç süzgecinden geçirmeden, vicdanımıza danışmadan yerine getiriyoruz.

Herkesi huzursuz eden farklı şeyler olsa da herkesin tadını kaçıran ama ne olduğunu tam anlayamadığımız, hatta tanımlayamadığımız ortak sıkıntılarımız var.

Her an gergin, tedirgin ve endişeliyiz.

Zalim ve karanlık şebekeler tarafından kurulan bu düzen insanlar değersizleştirmekte ve duyarsızlaştırmaktadır.

Kapitalist sistemin medyalara servis ettiği “kıyıya vurmuş balina” bombalar ile katledilen çocuklardan “Büyük Britanya Krallığının prensinin bebeğinin patiği de” susuzluktan ilaç yetersizliğinden ve gerekli beslenemediğinden her gün binlercesi ölen bebeklerden daha fazla dikkat çekmekte ve haber değeri taşımaktadır.

Kurulan bu nizam içerisinde
generalin köpeği
hanımağanın eteği
makamın arabası
patronun masası
 çok daha kıymetli olmuş insandan.

Öyle bir algı bombardımanına maruz kalmışız ki haçlı lordlarının üzüldükleri şeylerle üzülmüş mutlu oldukları şeylerle mutlu olmuşuz, düşmanlarını kendi düşmanımız, dostlarını da kendi dostlarımız gibi görmüşüz en acısı da şu ki onlara benzemeyi marifet sanmışız.

Medya, ekonomi, akademi, petrol, medikal ile teknoloji argümanlarını bir silah gibi kullanan bu sistem değerimizi, kültürümüzü, inancımızı yozlaştırdığı yetmezmiş gibi kendi uydurmaları olan sanal değerleri, bencillik kültürünü, mitolojik inançları ve hayali kahramanları toplumlara enjekte etmektedir. Son safha da ise insanı hedef almakta, insanlığı yok etmek maksadıyla, çıkardıkları savaşlarla, attıkları bombalarla ve çeşitli biyolojik salgınlar ile her yıl milyonlarca insanı katletmektedir.

Binlerce yıldır, kötülükten beslenen bu karanlığın lordları ve onların uşaklarıyla, son 1400 yıldır Müslümanlar mücadele etmekte.

Bütün imkânlarıyla, büyük bir özenle, en mükemmel senaryolar ile kurdukları tüm planları, her seferinde büyük bir bozguna uğramakta ve onların anlayamadığı bir sebeple hezimetle sonuçlanmaktadır.

Onların anlayamadığı bu sebebe, biz “ilahi adalet” diyoruz.

Ne yaparsa yapsınlar, ellerinden geleni artlarına koymasınlar.

Sonunda "Allah Nur'unu" tamamlayacaktır.

Bize düşen ise habil ve kabil'den bu yana sürüp gelen savaşta durduğumuz yeri gözden geçirmek ve bir karınca misali nerede duracağımızı bilmektir.

 
Selam ve dua ile.
 

YORUMLAR

  • 1 Yorum