Ayşe Nur Toptan

Ayşe Nur Toptan


Korona ve Sosyal Dayanışma

05 Mayıs 2020 - 20:12

 

    KORONA ve SOSYAL DAYANIŞMA

Malum korona virüsünden dolayı hepimiz karantina sürecindeyiz. Uzun süre evde oturmak çoğumuzun alışkın olduğu bir durum değil. Bu sebepten dolayı bazen psikolojik olarak çok etkileniyoruz. İşte bu durumlarda birbirimize kenetlenme ihtiyacı hissediyoruz. Bunun da ancak sosyal dayanışma ile mümkün olacağı söylenebilir.
   Birlikten kuvvet doğar. Bu sözü hepimiz ara ara kullanırız. Ama sadece kullanırız bunun ne kadar derin anlamlı olduğunu idrak edemeyiz. Bu sözü söylerken bir düşünelim ben tek başıma bir hiçim ancak ailem, arkadaşlarım, akrabalarım ve diğer insanlar olursa hayat bir anlam kazanır. Başarılı bir iş yapmak istiyorsak bu asla tek başımıza mümkün değildir. Karıncalar bile yuvalarına beslenme taşıdığında asla tek olarak bu işi yapmazlar. Birbirlerine dayanışma ile yuvalarına beslenme götürürler.
   Bizler bile gündelik hayatımızda bazı sorunlar yaşadığımızda veya sevdiğimiz birine darıldığımızda bu üzüntümüzü birileriyle paylaşmak isteriz. Ondan destek ve dayanışma bekleriz. Dayanışma ruhunun yeme, içme ve barınma gibi temel ihtiyaçlardan biri olduğunu düşünüyorum.
   Aile toplumun en küçük yapı taşıdır. Ailede de eğer bir dayanışma söz konusu olmazsa o aile de birçok açıdan olumsuz sonuç doğacaktır. Toplumu oluşturan, aileler topluluğu olduğundan eğer bu en küçük yapı taşı sağlam olmazsa toplum da sağlam olmaz. İşte bu yüzden dayanışmanın kendi ailemize bakarak bile ne kadar önemli olduğunu görebilmek mümkündür.
   Sosyal Dayanışma ruhu veya bilinci başta biz insanlar olmak üzere birçok canlıda da olumlu sonuçlar doğurduğunu söyleyebiliriz.
   Örnek verecek olursak küçük ve rengarenk olan balıklar büyük balığa karşı bir sürü oluşturup birbirlerine destek olarak dayanışma sergilerler. Bazen o kadar büyük olurlar ki büyük balığın hacmini geçebilirler. Büyük balık karşısında bu kocaman sürüyü görünce yönünü yalnız başına yüzen küçük balığa çevirir. İşte  bizlerde o yalnız başına yüzen küçük balık gibi dayanışma ruhu sergilemezsek bizde de olumsuz sonuçlar doğabilir. Sosyal dayanışma ruhu ile bizlerde o kocaman sürüyü oluşturan balıklar gibi rengarenk olan kişiliklerimizle bir olup her türlü zorluğun üstesinden gelebiliriz.
   Aynı şekilde bir diğer minik canlılarımızdan olan arılar da birbirleriyle dayanışma sergileyerek ve düzenli bir iş bölümü oluşturarak bal üretirler yani olumlu bir sonuç elde ederler. Eğer bizlerde bu minik canlılar gibi davranışlar sergilersek bizde arıların olumlu sonuca ulaştıkları bal gibi  sonuçlara ulaşabiliriz.
   Biz insanlara dönecek olursak bu zor günlerde sosyal dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu birçok örnekte görmek mümkündür.
   Örneğin İtalya'da belki de birbirlerini hiç tanımayan hatta selam bile vermeyen insanlar balkonlara çıkıp enstrümanlar eşliğiyle hep beraber şarkı söylediler. Bu hem onlara moral açısından olumlu bir sonuç verdi hem de birbirlerine kenetlenip dayanışma ruhunun ne kadar önemli olduğunu bu kişilerde anlamlı hale getirdi.
   Aynı şekilde bizim ülkemizde de bu gibi benzer durumları da görmek mümkündür. Örneğin bu zorlu süreçte en büyük kahramanlarımız hiç şüphesiz sağlık çalışanlarımızdır. Çok zorlu bir evreden geçtiklerinden dolayı psikolojik olarak çok etkilendiklerinden destek beklemektedirler. Bu desteği de bizler ancak verebiliriz. İşte bu yüzden Sağlık Bakanımız sağlık çalışanları için belirlediği tarihlerde akşam saat 21.00 de balkonlara çıkıp sağlık çalışanlarımızı alkışlayalım diye bir sosyal dayanışma başlattı. Halkımızda hiç şüphesiz buna geri dönüş yaptı ve belirlenen tarihlerde balkonlara çıkıp saat 21.00 de tüm sağlık çalışanlarımızı alkışladı. Hatta bazıları ışıkları yanıp söndürerek bu dayanışmayı daha da etkili hale getirdi. Ben de saat 20.59 da balkona çıkarak sabırsızlıkla hep beraber alkışlamayı bekledim ve benim gibi insanlarında önceden çıkıp beklediklerini gördüm. Bu durumun beni ve birçok insanı duygulandırdığından eminim.
   Yine aynı şekilde bir diğer sosyal dayanışma örneğimiz de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı' nda gerçekleşen Türkiye' de saat 21.00'de balkonlarda İstiklal Marşı' nın okunmasıydı. 81 ilde yani tüm Türkiye'de insanlar balkonlara çıkıp müthiş bir dayanışma ile İstiklal Marşı' nı okudu. O akşam bu müthiş atmosfer beni ve ailemi çok etkiledi ve gururlandırdı. Eminim bu herkes için öyledir. Bu durum bizlere moral açısından da büyük katkı sağladı.
   İşte bu durumlardan da anlaşılacağı üzere bizlerin hiç şüphesiz desteğe ve dayanışmaya ihtiyacı vardır. Hele de şu zor geçen günlerden dolayı bu ihtiyaç daha da artmıştır. O yüzden hepimizin derin bir dayanışma ruhuna sahip olmamız gerektiğini düşünüyorum.
   Çok şükür ki bugünlerde vaka ve ölüm sayısı düşüş göstermekte iyileşen hasta sayısı da artmaktadır. Tabii bu durumdan dolayı asla eski disipline yaşamımızı esnek hale getirmemeliyiz. Tam tersine daha da arttırmalı ve aynı şekilde sosyal dayanışmayı da arttırmalıyız.
   Bizler aynı anne ve babadan geldik. O yüzden bizler kocaman bir aileyiz. Aile olmak demek birbirine destek olmak dayanışma sağlamak demektir. Birbirimize aile gibi sımsıkı bağlanıp dayanışma sergilemek dileğiyle.
   Sevgi ve Selametle...

YORUMLAR

  • 4 Yorum